Hakkında Happy as Lazzaro
Alice Rohrwacher'in yönettiği 2018 yapımı Happy as Lazzaro (Lazzaro felice), dram, fantastik ve gizem unsurlarını harmanlayan, izleyiciyi derinden etkileyen bir İtalyan filmidir. Film, sonsuz iyilik ve saflık timsali genç köylü Lazzaro'nun, bir tütün baronesi tarafından sömürülen ailesi ve köy halkıyla birlikteki yaşamını konu alır. Lazzaro'nun masumiyeti ve koşulsuz iyiliği, onu köydeki diğer herkesten farklı kılar ve hikaye, beklenmedik bir zamansal geçişle modern dünyaya uzanan büyülü bir yolculuğa dönüşür.
Adriano Tardiolo'nun ilk kez kamera karşısına geçtiği Lazzaro karakteri, unutulmaz bir performans sergiliyor. Karakterin saf ve dokunaklı yansıması, filmin duygusal çekirdeğini oluşturuyor. Alba Rohrwacher ve Luca Chikovani gibi oyuncular da güçlü destek veriyor. Rohrwacher'in yönetmenliği, filmi sıradan bir sosyal dram olmaktan çıkarıp, adaletsizlik, sömürü, zaman ve insanlık üzerine şiirsel bir alegoriye dönüştürüyor. 16mm filmle çekilen görüntüler, hikayeye nostaljik ve samimi bir hava katıyor.
Happy as Lazzaro, 2018 Cannes Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödülünü kazanmış ve eleştirmenlerden büyük övgü almıştır. Film, izleyiciyi güzellik ve hüzün arasında gidip gelen, düşündürücü bir deneyime davet ediyor. İyiliğin naifliği ile modern dünyanın acımasızlığını yan yana getiren bu benzersiz hikaye, sinema severler için mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt niteliğinde. Hem görsel şölen hem de derin felsefi alt metinler sunan film, uzun süre akıllardan çıkmayacak.
Adriano Tardiolo'nun ilk kez kamera karşısına geçtiği Lazzaro karakteri, unutulmaz bir performans sergiliyor. Karakterin saf ve dokunaklı yansıması, filmin duygusal çekirdeğini oluşturuyor. Alba Rohrwacher ve Luca Chikovani gibi oyuncular da güçlü destek veriyor. Rohrwacher'in yönetmenliği, filmi sıradan bir sosyal dram olmaktan çıkarıp, adaletsizlik, sömürü, zaman ve insanlık üzerine şiirsel bir alegoriye dönüştürüyor. 16mm filmle çekilen görüntüler, hikayeye nostaljik ve samimi bir hava katıyor.
Happy as Lazzaro, 2018 Cannes Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödülünü kazanmış ve eleştirmenlerden büyük övgü almıştır. Film, izleyiciyi güzellik ve hüzün arasında gidip gelen, düşündürücü bir deneyime davet ediyor. İyiliğin naifliği ile modern dünyanın acımasızlığını yan yana getiren bu benzersiz hikaye, sinema severler için mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt niteliğinde. Hem görsel şölen hem de derin felsefi alt metinler sunan film, uzun süre akıllardan çıkmayacak.


















